-
Jimnastik, Judo Yakın Savunma Kursu
-
Proje Destekleri ve Proje Yazım Teknikleri Semineri
-
Sağlıklı Yaşam ve Güvenli İlişkiler Eğitimi
-
Türkiye'nin Yeni Dönem Göç Politika Taslakları Konferansı
-
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında Çocukların ...
-
Radyasyon Güvenliği Semineri
-
Kitap Değerlendirmesi
-
Kendine Özgü Bir Kişilik: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Konferansı
-
Üniversite Yıllarını Verimli Değerlendirme: Kariyer Semineri
-
Bir Film, Bir Farkındalık "KARTAL EDDIE" Film Kritiği
-
Üniversitemizde II. Sağlık Hizmetleri Gençlik Festivali ...
-
Üniversitemizde “Sektör-Üniversite Buluşmaları”nın İlki ...
-
Üniversitemizde “Meme Kanseri ve Erken Tanı” Farkındalık ...
-
Serbest ve Grekoromen Sporcu Eğitim Merkezi Performans Ligi ...
-
Cumhuriyetimizin 103. Yıl Anısına Cumhuriyet Konseri
Üniversitemizde “Kilis’te Kadim Bir Gelenek: Âmin Çağırma” Söyleşisi Gerçekleştirildi
Üniversitemizde “Kilis’te Kadim Bir Gelenek: Âmin Çağırma” Söyleşisi Gerçekleştirildi
Üniversitemiz Kilis Tarihi ve Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi (KİTAM), Marifet Topluluğu ve Kilis Kültür Derneği Kilis Şubesi iş birliğinde “Kilis’te Kadim Bir Gelenek: Âmin Çağırma” başlıklı söyleşi düzenlendi. Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Tekçe’nin konuşmacı olduğu programa Rektörümüz Prof. Dr. Zekeriya Akman da katıldı.
Söyleşide, Kilis’in köklü dinî ve kültürel geleneklerinden biri olan Âmin Çağırma, tarihî geçmişi ve toplumsal hafızadaki yeri bakımından ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Tekçe, “âmin” kelimesinin kökeni ve farklı dinî geleneklerdeki kullanımına değinerek bu ifadenin dinî ve kültürel hayattaki anlamı üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Âmin Çağırma geleneğinin özellikle Ramazan ayının son cuma günü gerçekleştirildiğini belirten Tekçe, cami imamlarının çocukları minareye çıkardığını, okunan kaside ve dualara çocukların hep birlikte “âmin” diyerek eşlik ettiğini anlattı. Geleneğin cami, tekke ve mahalle kültürüyle ilişkisine dikkat çekerek Kilis’in dinî hayatında ve kültürel belleğinde taşıdığı önemi vurguladı.
Kilis’in dinî ve tasavvufî hayatına ilişkin anlatıların da paylaşıldığı söyleşide, şehrin somut olmayan kültürel mirasının korunması, kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi üzerinde duruldu.
Program, değerlendirme bölümünün ardından sona erdi.




















